Kendinizi Şimdi Sevebilirsiniz

Her problemi çözen tek bir yol var, o da : ‘’kendini sevmek’’. Insanlar kendilerini hergün biraz daha fazla sevmeye başlasalar yaşamları ne kadar da güzelleşirdi. Inanılmaz bir şey değil mi? Daha iyi hissederler. Tam da istedikleri işi yapıyor olurlar. İhtiyaç duydukları kadar parayı kazanırlar. İlişkileri düzelir veya olumsuz, onlara bir şey kalmayan ilşkiler yavaşça azalır ve yerini yeni, kaliteli iliskilere bırakır. Kendini sevmek harikulade bir macera, tıpkı uçmayı öğrenmek gibi. Düşünsenize her istediğimizde uçabilmek gibi bir gücümüz olsaydı muhteşem olmaz mıydı? O zaman neden hemen şimdi kendimizi biraz daha çok…

Geçmişe Üzülmeyi ve Gelecek İçin Endişelenmeyi Bırak!

Mindfulness Nedir? Mindfulness amaçlı bir şekilde dikkati şimdiki an’a yönlendirmektir, merak, şefkat ve kabul gibi nitelikleri içererek… Mindful olduğumuzda, “geçmişe üzülmeyi ve gelecek için endişelenmeyi bırakarak,” şimdiki andan nasıl daha fazla keyif alacağımızı keşfeder oluruz. Geçmiş zaten geçti ve değiştiremeyiz. Gelecek ise henüz gelmedi ve tamamıyla bilinmez. Şimdiki an ise gerçekten sahip olduğumuz tek şey. Mindfulness pratikleri ile şimdiki an’ı nasıl da olunabilecek en mükemmel an yapabileceğinizi öğreneceksiniz. ”Yaratabileceğiniz, karar verebileceğiniz, dinleyeceğiniz, düşüneceğiniz, güleceğiniz, harekete geçeceğiniz veya yaşayacağınız tek an…”

Hayat Bir Oyunsa O Zaman Gülümsemeye Ne Dersin?

Hayat bir oyunsa o zaman gülümsemeye ne dersin? Mindful bir şekilde tabii ki…. Küçük oyunlar oynamayı seviyorum. Hayata bir oyun gibi bakmak, belki parçalara ayırmak bana iyi geliyor en azından bana. Şöyle bir oyun oynardım eskiden; günde en az üç kişiye gülümsemek ve “günaydın” demek. Hatırlıyorum da bu oyunu oynarken epey arkadaşlık kurdum mahallemizde yaşayan insanlarla.   Sadece kapının önünde kızımla okul servisini beklerken gördüğüm ve gülümsediğim, günaydın dediğim insanlarla sohbet eder oldum.   Hatta oyunum için şöyle bir hedef koymuştum kendime; yolumun üzerinde bir alt geçit var, onun çıkışında tezgah açmış bir…

Hiçbir Şey Yapma!

Şu anda bu yazıyı okurken belli ki başka bir görüşmen ya da işin yok. Veya varsa da onları görmezden gelmeyi seçtin ve bu yazıyı okuyorsun. Harika! O zaman bu pratiği yapmamak için de bahanen yok demektir. Şimdi bilgisayarın kapağını ya da telefon ya da tabletteysen applikasyonu kapat ve iki dakika boyunca hiçbir şey yapma. (bu süreyi tutmaya ihtiyacın bile yok) İster camdan dışarı bak istersen gözlerini kapat. Sadece nefes al… Ve burada ol… Nasıl hissettin? Neler farkettin? Bir an düşün. Eğer biraz olsun benim gibiysen okumayı bıraktığın ve hiçbir şey yapmamaya…

Muzu Bırakmak

Hindistan’da maymunları yakalamak için bir yol bulmuş insanlar uzun zaman önce. İri bir Hindistan cevizini ikiye bölüp, üstüne minik bir-iki delik açmışlar. Hindistan cevizinin içine bir muz saklamışlar ve bu yarım Hindistan cevizini içindeki muzla beraber bir ağacın gövdesine sabitlemişler. Kokuyu alan maymun ağaçtan aşağı inip elini Hindistan cevizindeki minik delikten içeriye sokuyormuş. Ancak delik öyle minikmiş ki tek el içeri giriyor ancak muzu tutarken o el dışarı çıkamıyormuş. Maymun kaçmaya çalışıyor ancak elini bir türlü delikten dışarı çıkartamıyormuş. Avcılar da kolaylıkla maymunu yakalayabiliyormuş bu yöntemle. Bu hikayeyi ilginç yapan…

Hayatının Yazarı Olmak İster misin?

6 kişi karanlık bir odaya alınmış. Odanın içinde bir fil varmış ve her biri filin farklı bir bölgesinin yanına yönlendirilmiş. Bir tanesi filin bacağına dokunmuş ve demiş ki “fil sütun gibi bir şeydir”. Bir tanesi filin gövdesine dokunmuş ve demiş ki “fil ağaç gövdesi gibidir”. Bir tanesi filin kuyruğunu hissetmiş ve demiş ki “fil ipe benzer”. Bir diğeri filin kulağına dokunmuş ve demiş ki “fil aynı yelpaze gibi bir şeydir”. Biri filin karnına dokunmuş ve demiş ki “fil duvar gibidir”. Ve filin hortumuna dokunan da fili sert bir boruya benzetmiş.…

Buzlu Yol

Kış geldi, soğuklar hatta kimi yerlerde minik kar yağışları başladı. Gelin sizinle küçük bir imgeleme yapalım. Tam da içinde bulunduğumuz mevsime uygun bir imgeleme. Kış aylarında araba kullandığınızı hayal edin. Kendinizi bir yolda buldunuz ve buzlu olduğunu fark ettiniz. Ne yaparsınız? Yolun buzlu olduğu bilgisini görmezden gelip, hiç aldırmadan aynı hızla devam mı edersiniz? Arabayı durdurur ve neler olabileceğini göz önünde bulundurup daha ileri gitmez misiniz,? Ya da hızlanıp tehlikeli durumu olabildiğince çabuk geçmeye mi çalışırsınız? Alternatif olarak; yavaşlayıp hem kendinizi hem de içinde bulduğunuz durumu tam olarak değerlendirmek için…

Kap Kağıdı Kalemi

Emailler, mesajlar, postlar… Evet, hepsi çok etkili. Hızlı. İletişim kurmanın elektronik yolları. Bu dijital çağın da vazgeçilmezleri elbet. Peki, en son ne zaman kâğıdı kalemi eline alıp da oturdun bir şeyler yazdın? En son ne zaman duygularının ve düşüncelerinin ellerinden kaleme oradan kâğıda akmasına izin verdin? Hadi bırakalım mektubu, en son ne zaman bir kartpostal yazdın?   Yarın Sevgililer Günü. Aslında sevginin günü, sevgiyi ifade etme, sevgiyi kabul etme, sevgiyi paylaşma günü. Peki, var mısın sevgini kâğıda dökmeye? Sevdiğin kişi ya da kişilere sevgini anlatmaya, teşekkürlerini iletmeye… Hiç emoji olmadan,…

Haydi Streslerimizden Özgürleşelim

Herkes zaman zaman stresli hisseder; ister işteki bir sorun olsun söz konusu olan, ister bir arkadaşınızla yaptığınız tartışma ya da aile içindeki problemler… Herkes dönem dönem kendini stres altında bulur. Yapılan yeni bir araştırmaya göre insanların yarıdan fazlası gün içerisinde stres seviyelerinin oldukça yüksek olduğunu belirtmiş. Bu kadar stres gerginliğe, yorgunluğa ve de uzun dönemde depresyona neden olabilir. Tabii ki psikolog ve psikiyatristlere gidip bunlarla ilgili terapiler alabilirsiniz ya da ilaç kullanabilirsiniz, şu her şeyi pembe gösteren küçük haplardan. Ancak bunların hepsi uzun dönemde etki edecek yöntemler. Hemen şimdi, beş…

Üç Güzel Şey

Günlük hayatın koşturmacası içinde kaybolmuşken hayatın içindeki olumsuzlukları farketmeye ne kadar meyilliyiz, hatta sanki kendimize ait bir yağmur bulutu var ve hep o başımızın üstündüymiş, bizimle birlikte dolaşıyormuş gibi kimi günler. Aynı zamanda hayatımızda olan güzel şeylere, hayatımızdaki güzel insanların varlığına uyum sağlıyoruz, sanki onlar zaten var ve hep olacakmış gibi. Sonuçta da günlük hayatımızda karşılaştığımız güzellikleri, iyilikleri görmezden geliyoruz; mesela bir yabancının bize kapıyı tutması veya sıcak bir günde esen rüzgârın yarattığı ferahlık… Böyle olunca da mutlu olmak, hayatla bağ kurmakla ilgili fırsatları kaçırıyoruz. Şimdi birlikte yapmaya davet edeceğim…