Bakış Açısı Değişince

Narçiçeğine bayılırım. Rengini, şeklini, ağacın koyu yeşil yapraklarıyla uyumunu izlemeyi çok severim. Bana hep neşe verir çiçek açmış nar ağaçlarını görmek. Sonra o çiçeklerin yavaş yavaş meyveye dönüşü… Yürüyüş yolumun üzerindeki nar ağaçlarında her bir farklı evreyi izlemek mümkün. Dakikalarca durup hayranlıkla izlediğimi bilirim. Narçiçeğini seviyorum.

Gel gör ki nar deyince bir adım geri çekilirim. Hep ürkütür beni nar. Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane. Oh ne güzel, değil mi? Yooookk! Çarşıdan, yılbaşı gecesi hariç, eve nar almam bile. Onu da alma nedenim 12’den sonra kapıda kırayım, bolluk bereket olsun diye, başka bir şey değil smiley Ayıklaması zor, çok zor. Suyu sağa sola sıçrar, o lekeler hemen silinmezse kurur, çıkmaz, soymaya çalışırken taneler zıp zıp kaçar, mutlaka üstüm başım nar suyuyla lekelenir…Üfffff zor, çok zor!

Bir yandan da imreniyorum narın bolluk bereket mesajlarına. Çok etkileyici geliyor hem sulu, hem mayhoş, hem de çekirdekli hali. İçinde bir sürü metafor, bir sürü mesaj var. Daha yakın bir ilişki kurmak istiyorum kendisiyle ancak narı ayıklamak, yemek çok zor perspektifindeyim yıllardır. (Aslında perspektifindeydim demem daha doğru olur.) Ancak bu çapraşık ilişkiyi değiştirmek yönünde çabalarım da yok değil. Bir alet çıkmış narı ikiye bölüp üzerine koyup pat pat vurunca tüm taneler dökülüyor dediler, hevesle aldım, yetmedi narla bu karışık ilişkimi bilen arkadaşlarım hediye de etti, denedim. Olmadı. Narın üzerine öyle pata küte girişmek zorlamak gibi geldi bana, sanki meyvenin tüm o zarafetine, bilgeliğine saygısızlık ediyormuşum gibi hissettim. Peki, soyulmuşu var deyip marketten fahiş paralara soyulmuş tanelerden aldım. I-ıh! Bu da olmadı. Bi yapmacıklık, bi sahici olmama hali vardı onun da. Benim değerlerimle örtüşmedi işte.

Çiçeğini, ağacını, doğal döngüsünü izlemeyi bu kadar seven benim narın kendisiyle olan bu ‘’zor’’ ilişkim yıllardır sürüp gitti, ta ki geçen gün sevgili arkadaşım Esin’i nar soyarken izleyene kadar. Nasıl keyifle, sabırla, zarafetle yapıyordu nar soymayı. Hele bir de anlatışı var… Ben de bir kenarda hem onu izleyip, dinleyip hem de ‘’ıyygh, hayatta da yapamam, çok zor ya’’ şeklinde homurdanıyorum bir yandan. Şaka gibi, akşam eve geldiğimde eşim iki tane narla gelmez mi! Tabii ki söylendim; ‘’kim ayıklayacak, beklesek daha yılbaşına da çok var (kapıda kıracağım ya;), o zamana kadar kurur, yazık….’’ O narlar meyve sepetinde günlerce durdular. Gittim geldim öffledim, küçük oyunlarla onları sepetin derinliklerine iteklemeye çalıştım kendimce. Sonra, kafamın çok dolu olduğu, kendimi acayip gergin hissettiğim bir sabah gözüm narlara takıldı. ‘’Hadi gelin bakalım, benim kafamı boşaltmaya, sizin de ayıklanıp yenmeye ihtiyacınız var, bir deneyelim bakalım nasıl olacak’’ dedim ve narları ayıklamaya başladım. Tek tek… Sabırla… Özenle… Sevgiyle… Tüm narlar ayıklandığında nar tanelerinden oluşan eserime gururla baktım. Yüzümde koskocaman bir gülümseme ile smiley tadına baktım bir kaşık kapıp, nasıl da lezzetli, sulu, kütür kütürdü! Mutlulukla evdekilere seslendim ‘’Haydi geliiiinn, nar soydum sizin için!’’ Şaşkınlıkla geldiler, inanamayarak bu halime veee bu şaşkınlık onları durdurmadı tabii smiley O bir saatlik emek iki dakikada yendi bitti. Olsun… Nasıl gurur vardı, sevgi vardı, paylaşım, kahkaha ve ders… Hayat dersi…

Yıllarca baktığım ‘’zor’’ penceresini değiştirmeye karar verip kendime yeni bir pencere seçtim. Keyif, sakinleşme, sevgi, sabır, hizmet etme, özen… Bu özelliklerin hepsini kendi ‘’mutfak penceresi önü’’ perspektifimde birleştirdim. Nar aynı nar, o narı soyarken hala sağa sola sıçrıyor suyu, üstüm başım leke olabiliyor ancak ben artık farklı bir yerdeyim. Ben bazen o narı sakinleşmek için soyuyorum, mindfulness meditasyonu gibi… Bazen sevgiyle soyuyorum, sevdiğim birine şifa olsun diye… Bazen hizmet etme aşkıyla soyuyorum, sevdiklerime ikram edeceğim bir yiyeceğin malzemesi olarak…

İnsanın perspektifini değiştirmesi; söylemesi kolay, yapması o kadar da kolay olmayan bir şey. Biliyorum. Ancak yapınca da hayat bambaşka gözüküyor insanın gözüne. Nar soymak gibi küçücük konularda bile olsa

Siz hangi perspektiflere takılıp kaldınız? Hangi konuda kendinizi sıkışmış, çözümsüz, hareket edemez, zor hissediyorsunuz? İnanın bunu değiştirmek, sıkışmış enerjiyi harekete geçirmek, akmasını sağlamak mümkün. Her konuda… Yapabilirsiniz… Birlikte yapabiliriz…

Sevgiyle kalın…

Son eklenenler