Kendi Bedeninde Mutlu Olmak

Bir yoga sınıfına başlamadan önce çoğumuz kendimizi gergin, endişeli hissederiz. Yeteri kadar atletik, fit olmadığımızı, pozları yapamayacağımız, diğer öğrencilerin incecik ve fit olduğunu, fotoğraflarda gördüğümüz o zor pozları yapabildiğini düşünürüz. Ve belki de sırf bu düşünceler yüzünden erteleriz veya vazgeçeriz yogadan. Hâlbuki sınıfa girdiğinizde çok çeşitli insanlar olduğunu görebiliriz; zayıf, kilolu, uzun, kısa, genç, yaşlı… zamanla kendimizi bedenimizin içinde daha rahat ve daha güçlü hissetmeye başlarız. ‘ bu pozu asla yapamam’ diye düşünürken,  öğretmenin de yönlendirmesiyle sadece hareketin içinde olan bedeninize ve nefesinize odaklanarak bir de bakmışsınız ki son derece rahatlıkla ve kolaylıkla pozun içinde akıyorsunuz.

Yoga kendimizi Kabul etmemizi sağlayarak bir değişim yaratır.

Genellikle çoğumuz bedenimizden mutlu değiliz. Kafamızın içindeki program – yeteri kadar güzel değilim, zayıf değilim, uzun değilim – yıllar içinde sesini o kadar çoğaltır ki zamanla beynimizdeki tek radyo istasyonu haline gelir.

Bedenin imgelenmesi bedeninizin içinde nasıl hissettiğinizle, bedeninizi nasıl tarif ettiğinizle ve insanlar tarafından nasıl algıladığınızı düşünmenizle ilgili olmalıdır. Sonuçta bedenle ilgili algılamaların özü gelir kendine güvene dayanır.

Yoga, bedeninizi yargılamak yerine kendi bedeninizi deneyimlemenize izin verir.

Zaman içerisinde de kafanızın içinde dönüp duran radyo istasyonundaki programı değiştirir. Bu program değişince yeni fırsatlar ve imkânlar çıkar ortaya. Örneğin; artık dışarıya çıkarken o kadar da bedeninize takılmış halde olmadığınız için bulunduğunuz ortamdan daha fazla keyif alıp insanlarla daha rahat iletişim kurarken bulabilirsiniz kendinizi.

Yoga ile kendi gücünüzü bulursunuz.

Yoga sınıfına girdiğinizde, ders sırasında hareketin içindeyken, sadece nefesinize odaklanarak, kaslarınızı eklemlerinizi hissederek bedeninizin ve sonuçta kendinizin güçlü yanlarını keşfedersiniz. Her yeni keşif küçük bir sürpriz ve yeni bir mutluluk kaynağı olur.

Yoga yaparken zaman içinde bedeninizi yapabildikleri için takdir etmeye başlarsınız.

Sadece nasıl göründüğüne takılmadan kendi bedeninize saygı duymaya başlarsınız. Yoga dersi sırasında mesela ayaklarınızın ne kadar muhteşem olduğunu fark edersiniz. Tüm gün boyunca size bıkmadan usanmadan taşıyan ayaklarınıza teşekkür edersiniz. Tıpkı bir ağacın kökleri gibi ayaklarınızın da sizin dünyaya uzanan kökleriniz olduğunu fark edersiniz, hissedersiniz. Ayaklarınıza masaj yapıp, onlara sevgi gösterirken farkına vardığınız her duyuyu izlersiniz. Yürümenin, hatta ayakta durabilmenin bile nasıl küçük mucizeler olduğunu hissedersiniz. Ve tüm bunlar size bedenin değişmesi, güzelleşmesi gereken bir nesne değil sizin kendinizi ifade etmeniz, kendi biricikliğinizi gerçekleştirmeniz için bir araç olduğunu anlamanıza izin verir.

Tüm bu değişimlere yoganın yarışmayan, yargılamayan doğası izin verir.

Diğer insanları izleyip onlarla yarışmak yerine yoga yaparken kendi hızınızla hareket eder ve kendi nefesinizi takip edersiniz çünkü yoga içimize dönmemizi sağlayan bir süreçtir.

 

Yoga bir mucize değil.

Ancak sahip olduğumuz mucizeleri tanımamıza izin verir. Fiziksel güzelliğin ve ideal vücut ölçülerinin sürekli olarak empoze edildiği bir dünyadan bedenimizin bize sunduklarını fark ettiğimiz ve onurlandırdığımız bir dünyaya geçmemize yardımcı olur.

Son eklenenler