Buzlu Yol

Kış geldi, soğuklar hatta kimi yerlerde minik kar yağışları başladı. Gelin sizinle küçük bir imgeleme yapalım. Tam da içinde bulunduğumuz mevsime uygun bir imgeleme. Kış aylarında araba kullandığınızı hayal edin. Kendinizi bir yolda buldunuz ve buzlu olduğunu fark ettiniz. Ne yaparsınız? Yolun buzlu olduğu bilgisini görmezden gelip, hiç aldırmadan aynı hızla devam mı edersiniz? Arabayı durdurur ve neler olabileceğini göz önünde bulundurup daha ileri gitmez misiniz,? Ya da hızlanıp tehlikeli durumu olabildiğince çabuk geçmeye mi çalışırsınız? Alternatif olarak; yavaşlayıp hem kendinizi hem de içinde bulduğunuz durumu tam olarak değerlendirmek için…

Kap Kağıdı Kalemi

Emailler, mesajlar, postlar… Evet, hepsi çok etkili. Hızlı. İletişim kurmanın elektronik yolları. Bu dijital çağın da vazgeçilmezleri elbet. Peki, en son ne zaman kâğıdı kalemi eline alıp da oturdun bir şeyler yazdın? En son ne zaman duygularının ve düşüncelerinin ellerinden kaleme oradan kâğıda akmasına izin verdin? Hadi bırakalım mektubu, en son ne zaman bir kartpostal yazdın?   Yarın Sevgililer Günü. Aslında sevginin günü, sevgiyi ifade etme, sevgiyi kabul etme, sevgiyi paylaşma günü. Peki, var mısın sevgini kâğıda dökmeye? Sevdiğin kişi ya da kişilere sevgini anlatmaya, teşekkürlerini iletmeye… Hiç emoji olmadan,…

Haydi Streslerimizden Özgürleşelim

Herkes zaman zaman stresli hisseder; ister işteki bir sorun olsun söz konusu olan, ister bir arkadaşınızla yaptığınız tartışma ya da aile içindeki problemler… Herkes dönem dönem kendini stres altında bulur. Yapılan yeni bir araştırmaya göre insanların yarıdan fazlası gün içerisinde stres seviyelerinin oldukça yüksek olduğunu belirtmiş. Bu kadar stres gerginliğe, yorgunluğa ve de uzun dönemde depresyona neden olabilir. Tabii ki psikolog ve psikiyatristlere gidip bunlarla ilgili terapiler alabilirsiniz ya da ilaç kullanabilirsiniz, şu her şeyi pembe gösteren küçük haplardan. Ancak bunların hepsi uzun dönemde etki edecek yöntemler. Hemen şimdi, beş…

Üç Güzel Şey

Günlük hayatın koşturmacası içinde kaybolmuşken hayatın içindeki olumsuzlukları farketmeye ne kadar meyilliyiz, hatta sanki kendimize ait bir yağmur bulutu var ve hep o başımızın üstündüymiş, bizimle birlikte dolaşıyormuş gibi kimi günler. Aynı zamanda hayatımızda olan güzel şeylere, hayatımızdaki güzel insanların varlığına uyum sağlıyoruz, sanki onlar zaten var ve hep olacakmış gibi. Sonuçta da günlük hayatımızda karşılaştığımız güzellikleri, iyilikleri görmezden geliyoruz; mesela bir yabancının bize kapıyı tutması veya sıcak bir günde esen rüzgârın yarattığı ferahlık… Böyle olunca da mutlu olmak, hayatla bağ kurmakla ilgili fırsatları kaçırıyoruz. Şimdi birlikte yapmaya davet edeceğim…

Yangın Alarmın Çalışıyor mu?

Mindfulness’ın özü şimdiki an farkındalığı açık bir görüşle, açık bir kalple. Kulağa çok kolay geliyor değil mi? Ancak araştırmalar ve de pek çok kişisel deneyim gösteriyor ki aslında oldukça zorlayıcı. Bizi şu andan uzaklaştıran, dikkatimizi şu andan çeken pek çok dış uyaran var. Telefonlar, e- mailler, diziler, bir sürü şey… Ve içimizde de sayısız düşünce var. Biz günlük hayatımızın çoğunda bu düşünce treni ile birlikte yaşıyoruz, gerçekten bu trene bindiğimizin farkında bile olmadan. Mindfulness ile ne yapıyoruz? Şimdiki an’a geri dönmenin pratiği yapıyoruz. Tekrar tekrar… Tekrar tekrar… Çünkü şimdiki an…